Cuma - Çukurcuma'da Akşam Yemeği
- omerbuyuktosun96
- 20 Tem 2024
- 4 dakikada okunur
Çukurcuma, son yıllarda oldukça popüler hale gelen İstanbul semtlerinden biri. Burada yer alan kafelerin, restoranların, antikacıların, aslında tüm işletmelerin kendine has bir havası, tarzı var. Çukurcuma sokaklarında yürürken, özellikle geç saatlerde, bahsettiğim bu havayı insanlarda da gözlemlemek mümkün.
Cuma ise Çukurcuma'nın popülerliğiyle birlikte adını çok daha fazla duyurmaya başlamış, yemekleri ve "cozy" atmosferi ile pek çok listede kendisine yer bulmuş bir restoran. Aslında oldukça ufak, bence konut olarak kullanılabilecek büyüklükte bir binada hizmet veren Cuma, merak ettiğimiz restoranlar arasında yer alıyordu.
Yiyecekler
Biz Cuma'yı 2024 Mart ayında ziyaret ettik.
Restoranlarla ilgili olarak şahsi bir gözlemimi paylaşarak başlamak istiyorum. Bir restoranın menüsü ne kadar kalabalık ve çeşitli hale gelir ise yiyecekler o kadar ortalama hale geliyor ve kullanılan malzemenin kalitesi düşüyor; bilinçli bir şekilde hazırlanan basit bir menü ise çoğu zaman ziyaretçileri fazlasıyla memnun edebiliyor. İşte Cuma bu anlamda bence çok başarılı bir menüye sahip. Çeşit sayısı bizce gayet yeterli olmakla birlikte menüde kafa karıştırıcı bir kalabalık yoktu.
§
Hemen burada bir bilgilendirme daha yapmak istiyorum. Bir restoranda yaşayacağınız deneyim, restorana girdiğiniz andan itibaren başlıyor. Bu nedenle nasıl karşılandığınız, servisinizin nasıl açıldığı, siparişinizin ne kadar sürede alındığı gibi detaylar önem arz ediyor. Özellikle kendisini "fine dining" restoranı olarak konumlandıran ve rezervasyon ile hizmet veren işletmelerden bu noktadaki beklenti doğal olarak daha farklı oluyor. Cuma'nın bu konularda bizi tatmin etmediğini söylememiz gerek, detayları "Hizmet, Rezervasyon ve Vale" başlığı altında bulabilirsiniz.
§
Yemeklere gelecek olursak; biz iki başlangıç ve iki ana yemek tercih ettik.
Başlangıç için ilk olarak Enginar Panzenella sipariş ettik. Salata gerçekten lezzetliydi, enginarlar ve bezelyeler fazla pişmemişti. Normalde çileği salatalarda tercih etmesem de bu salata için fena bir fikir olmadığını düşünüyorum. Ayrıca salata sos ile güzel harmanlanmıştı, bu her ne kadar basit bir detay olsa da pek çok restoranda hayal kırıklığına uğradığım bir durum ne yazık ki. Genel olarak güzel bir salataydı. Ancak, burada bence sorulması gereken soru şu: "Fine dining" olarak konumlanan bir restoran için bu salatayı nasıl buldum? Açıkçası salatanın basit, lezzetli bir salata olduğunu düşünmekle birlikte bunun ötesine geçtiğini düşünmüyorum.

Başlangıç için diğer tercihimiz ise Zeytin Ezmeli Ahtapot oldu. Ahtapot gerçekten çok sevdiğim bir deniz ürünü, çokça da tercih ediyorum. Haliyle farklı şekillerde hazırlanan pek çok ahtapotu deneme fırsatım oluyor. Cuma'da yediğim ahtapottan memnun kalmadığımı söylemem gerekiyor. Fotoğraflarda ahtapotun ne kadar ufak olduğunu görebilirsiniz. Bunu, porsiyonun yeterli olmadığına dair bir eleştiri olarak söylemiyorum; ahtapotun büyüklüğü lezzetine de etki ediyor. Zeytin ezmesi dokunuşu basit ama başarılıydı, ancak böyle bir başlangıçta ön plana çıkan ürün zeytin ezmesi değil, ana ürün olan ahtapot olmalıydı diye düşünüyorum.

Ana yemek olarak ilk tercihimiz, ismiyle ağzımızı sulandıran Antakya Tuzlu Yoğurtlu ve Porçini Mantarlı Gürcü Mantısı oldu. Açıkçası bu yazıya fotoğrafını eklerken bile yeniden iştahım açıldı, basit ama çok güzel bir sunuma sahipti. Mantı aslında ana yemek olarak değil ancak tapas olarak servis ediliyor, ancak biz çok aç olmadığımız için ana yemek olarak tercih ettik. Tuzlu yoğurt ve isli yoğurt restoranlarda sık sık kullanıldığını görmeye başladığımız iki ürün ve bence gerçekten yemekleri çok farklı bir boyuta çıkarıyorlar. Gürcü mantısı için de aynı durum geçerli, tuzlu yoğurt gerçekten çok yakışmış. Porçini mantarlı iç dolguyu çok özel bulmasak da Cuma'da yediğimiz en lezzetli yemeğin bu olduğunu söyleyebilirim.

Son olarak söylediğimiz yemek ise Mantar Şiş oldu. Mantar şiş, kaşkaval ve hellim peyniri, ayrıca parmesanlı polenta ile servis edildi. Bu ürünün bizde hayal kırıklığı yarattığını söylemem gerekiyor. Gerek şişin kaplaması, gerek peynirlerin yoğunluğunun yetersiz kalması, gerekse ürünlerin bir araya getirdiği lezzet bizi tatmin etmedi.

Restoranın menüsü internet sitelerinde yayınlanmadığı için (neden yayınlanmaz anlamamakla birlikte) ne yazık ki bağlantı paylaşamıyorum. Basit bir arama ile menüye muhtelif internet siteleri üzerinden erişebilirsiniz.
Ambiyans
Öncelikle ziyaretimiz esnasında restoranı fotoğraflamayı unuttuğum için (bu sebeple kendimi tebrik ediyorum) ne yazık ki fotoğraflar üzerinden değerlendirme yapamayacağım, ancak ambiyansı mümkün olduğunca kafanızda canlandırmaya çalışacağım. Restoranın giriş katında dış oturumu, 1. katında ise iç oturumu bulunuyor. Dış oturumdaki ısıtıcılar yeterli olmadığı için biraz üşümeyi göze almanız gerekiyor, ayrıca buradaki ambiyansın şık bir restorandan ziyade şık bir kafeyi andırdığını da söylemem gerekiyor. İç oturum ise ufak bir apartman dairesinin farklı odalarına farklı sayıda masalar yerleştirilecek şekilde tasarlanmış. Örneğin bizim oturduğumuz oda yaklaşık 10 metrekareydi ve 2 kişilik 2 masa yerleştirilmişti. Dış mekandan farklı olarak buradaki masalar beyaz örtülü ve oldukça şıktı. Mekan her ne kadar beyaz duvarlar, yeşil bitkiler ile dekore edilmiş olsa da rahat bir hava katmak için çeşitli eşyalar (servis gereçleri, tabaklar vb.) açıkta bırakılmış. Özel günler için tercih edilebilir, özellikle fazla masa olmaması nedeniyle rahatça sohbet edilecek bir ortama sahip.
Hizmet, Rezervasyon ve Otopark
Cuma ile ilgili deneyimimizin belki de en olumsuz tarafı servisti. Rezervasyon ile gittiğimiz bir akşam yemeğinde karşılama, sipariş ve servis konularında daha özenli bir yaklaşım beklerdim, bu konuda hayal kırıklığı yaşadığımı söylemeliyim. Öncelikle masa sayısı oldukça az olmasına karşın siparişimiz uzun bir süre alınmadı, bunun da ötesinde, sipariş verebilmek için servis elemanı aramamız gerekti. Yemeklerin servis süresi hızlı veya yavaş değildi, ancak genel olarak servis elemanlarından iyi bir hizmet alamadığımızı söylemem gerekiyor. Bu durumu normal karşılamamakla birlikte, günümüzce bu tarz restoranların tamamında servis ücreti alındığı (bir nevi zorunlu bahşiş) göz önünde bulundurulduğunda, böyle bir servisin beni memnun etmediğini üzülerek paylaşmak isterim.
Restoran genellikle dolu, bu nedenle mutlaka rezervasyon ile ziyaret etmenizi öneririm.
Bizden rezervasyon esnasında herhangi bir provizyon alınmadı.
Restoranın kendi valesi veya otoparkı bulunmuyor ancak yakındaki ücretli otoparkları kullanabilirsiniz. Eğer aracınız Taksim'e park edip yürümeyi tercih ederseniz biraz yokuş inip çıkmayı göze almanız gerekiyor.
Genel Değerlendirme ve Puanlama
Cuma'yı tek bir kelime ile anlatacak olsam bu kelime "rahat" olurdu. Farklı fikirlere saygı duymakla birlikte, gerek tadına baktığımız yemekler gerekse aldığımız hizmet ile Cuma'nın şık bir restorandan ziyade şık ve özel yemekler servis eden bir kafe olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte işletmedeki ücretlendirme bu durumu bence yansıtmıyor.
Bir sonraki deneyimimizin daha güzel olmasını diliyorum, Porçini Mantarlı Mantı'yı tekrar yiyeceğiz!
LEZZET | 6/10 |
AMBİYANS | 8/10 |
HİZMET | 6/10 |
FİYAT | ₺₺₺ (₺: uygun; ₺₺: normal; ₺₺₺: pahalı; ₺₺₺₺: çok pahalı) |



Yorumlar